İstanbul Radyosu için yaptığım program, özellikle sizin musikiniz ve Sinangil’inki söz konusu olduğu zaman Musiki ile ilgili yaşayışımızın yola getirilmesi gereken yanlarına değinme ve “resmi bestecilik” anlayışına saldırma olanağı da sağladı. Ama neye yarar? Yıllardır olduğu gibi herkes gene aman ne doğru demekle yetinecek, kimse bir eylemde bulunmayacak kendimi gene “bravo Capitano” diye alkışlayan İtalyan subayına benzetmekle yetineceğim ya da Liko Armar’ın “Türkiye’de girişilen savaşlar, yumuşak bir duvara yumruk atmaya benzer” sözünü anımsatmakta.

Bu program hem de musikimizin sesiyle ilk olarak karşı karşıya gelme olanağı sağladı. Bu yakınların en mutlu olayı benim için … Geçmiş bilimsel evrelerin üstünde saptanmış anlamlarına göre ne “yeni” ne de “eski” olan tümüyle kişisel ve öznel,  yoldamlarını anlatımına güvenle uydurmuş bir musiki olağanüstü.

Mimaroğlu’nun, Fırat’a 21.04.1968 günü yazmış olduğu mektup.