İdil Biret’in Beethoven ve Chopin’in eserlerini yorumlayacağı resitali bu akşam ENKA’da

Her daim keşifte..

İlk kaydını henüz 17 yaşındayken 1959’da yapan İdil Biret, 100. kayıt için stüdyoya girmek üzere. 100. kayıdında Cumhuriyetin kuruluş döneminde klasik müziğin Türkiye’de yeşermesini sağlayan Hindemith’in eserlerini yorumlayacak sanatçının tüm kayıtları önümüzdeki yıl Türkiye’de piyasada olacak.

Türkiye’de sezonu Süreyya Operası’nda Ankara Üniversitesi Solistleri’yle birlikte açtı İdil Biret, ardından Antalya DSO ile bir başka açılış konseri, İstanbul Kadın Müzesi için bir yardım etkinliği geldi… Buluştuğumuzda Şangay’dan dönmüştü, bugün ise ENKA’da saat 20.30’da Beethoven ve Chopin’in eserlerini yorumlayacak. Yakında da Amerika’ya Hindemith projesinin kayıtlarını tamamlamaya gidiyor. Böylece henüz 17 yaşındayken 1959’dan bu yana yaptığı kayıtlar 100’e ulaşacak. Üstelik şimdiye kadar yaptığı tüm bu kayıtlara, hakları satın alınarak önümüzdeki yıl içinde Türkiye’de toplu olarak ulaşılabilecek. İdil Biret, bildiğiniz gibi, yani hâlâ iğneyle kuyu kazar gibi titizlikle çalışıyor ve belli ki bu hep böyle olacak. Çünkü o, müzikle nefes alıp veriyor.

100. kayıt yolda…

- Geçen sezon her zamanki gibi yine yoğundunuz. O süreçte sizi en çok zorlayan konser ya da eser ne oldu acaba?

Bir süredir Ertuğrul Oğuz Fırat’ın eserlerinin kayıtlarını yapıyorum. Piyano için altı parçası ve bir de Liszt’i anma eseri. Ertuğrul Bey bir fenomen benim için çünkü piyanist değil kendisi. Hâkim ama aynı zamanda beste de yapıyor. Bir dolu piyano eseri var, ayrıca neredeyse her enstrüman için eser yazmış, org konçertosu bile var. Çok yaratıcı, güç ve polifonik yapısı var eserlerinin. Eserlerini çalışırken rejimim sabahları 6’da kalkıp iki saat çalışmak sonra yüzüp yine devam etmekti. Bu şekilde bir yaz geçirdim ama değer.

- Bir sezona nasıl hazırlanıyorsunuz? Mesela bu yılın programı tamamen şekillendi mi?

Kayıt projeleri her zaman benim kararlarım ama konserler konusunda gelen teklifler arasından tercih yapıyorum. Bir yorumcunun 15-20 konser programı her zaman hazır, 3-4 resital programı da hep elinin altında olmalı. Ayrıca kasa dayalı bir iş yapıyoruz, kollar ve adelelerin de her zaman iyi olması lazım. Yorulmayacaksınız, kuvvetli bir yapıya sahip olmak için de düzenli egzersiz yapacaksınız ve hep çok çalışacaksınız…

- Hindemith’in eserlerinin CD kaydını yaptığınızı da biliyoruz bir süredir…

Evet, geçen yıl iki orkestra eserini kaydetmiştik. Bu yıl üç eserini daha kaydetmek istiyorum. 2013 Hindemith’in ölümünün 50. yılı. Bildiğiniz gibi Hindemith Atatürk’ün başlattığı reform hareketinin bir parçası olarak 1935-1937 yılları arasında üç rapor hazırlıyor müzik eğitimi için. Gazi Eğitim Fakültesi’nin, operanın kuruluşunun, orkestranın geliştirilmesinin temelinde bu raporlar var. Sevda Cenap And Vakfı raporun tamamını yakında yayımlayacak. Biz de Almanya’da yayımlayacağız orijinal edisyonu. Amacımız bugünün ucuzlatılan ve ticarileştirilen müziğine karşılık, 80 yıl önce Cumhuriyet’in müzik reformunun nasıl bir çaba içinde olduğunu hatırlatmak.

- Peki kayıt süreci mi daha yorucu, konser performansı mı?

Ben kaydetmeyi çok seviyorum, yalnız yeni çalıştığınız bir eser olsa bile uzun zamandır çalıyormuş gibi davranmak ve onun için çok çalışmak lazım. Çalışınız da öncelikle nota bakımından hatasız olmalı. Ayrıca çalışan bir spontanitesi olması lazım, tutuk olursanız inandırıcı olamazsınız. Çünkü stüdyoda fildişi kulede gibisiniz, konserde ise sizi iten faktörler var. Bence en iyi hoca, kayıt yapmak, insana çok şey öğretiyor…

Alıntı :

ÖZLEM ALTUNOK

Cumhuriyet 22.11.2012